Her Şey Sonsuz Bir Andır...

Uzun zamandır röportaj yapıyorum; soruları önden görmek isteyenlerle karşılaştım, yüz yüze sohbeti tercih edenleri gördüm, sorulardan ekleme çıkarma yapanları gördüm ama lütfen soru hazırlama diyene ilk kez rastladım. Neden böyle bir talebin oldu? Bunu istemekteki hedefin tam olarak ne?
Her şey akışta güzel değil mi? O anda ne doğuyorsa. Benim süreçlerim hep böyle oldu, o anda neyse o'dur. Bir hedef soruyorsan, birbirimizin ruhuna dokunan bir muhabbet olsun yeterli. Zaten biz birbirimize dokunduğumuzda, bu muhabbeti okuyan her cana da dokunmuş oluruz.
Bu akışta olma kavramını biraz açalım mı? Bazen benim kafam çok karışıyor, akışta olunca her işe aktarmamız gereken disiplin ya da çabayı esirgiyoruz gibi hissediyorum. Akışta olmak tam olarak senin kafanda ne demek? Ben içtenlikten kopmamak olarak değerlendirip disiplinden de vazgeçemeyenlerdenim. Yoksa akışta değil miyim?
Samimiyet demek. Anın ruhunu yakalamak demek. Özden öze iletişim demek. Rüzgâr varsa yelken açmak, yoksa küreklere sarılmak demek. Asla yan gelip yatmak değil. Bilakis o an neyin, nasıl yapılması gerektiğini içten gelen bir itkiyle bilip, yapmak demek. Şimdi seninle bu muhabbeti yapıyoruz. Amacı neydi, yeni çıkan kitabım üzerine konuşmak. Ama şu anda bu vesile. Bu anın ruhunda dile gelmesi gereken akışta kalmanın dillenmesi, ifadesi. Belki bu muhabbetimizde kitaptan bile bahsetmeyeceğiz. Ama dillenmesi gereken neyse o dile gelecek ve ruhlara dokunacak. İşte akışta olmak bu hâle razı olmaktır.
Read the full article
Hasan Sonsuz Celiktas
Keine Verbindung
Verbindung wird wiederhergestellt
Etwas ist schiefgelaufen
Wir sind gleich wieder da