Karantinayı İnzivaya Dönüştürmek...

Hacettepe Üniversitesi'nden Prof. Dr. Mehmet Ceyhan salgının üç yolla bitmesi mümkün açıklaması yapmış: "İnsanlar bağışıklık kazanacak; aşı bulunacak veya virüs mutasyona uğrayacak."
Şimdi aşı kısmı dışsal bir faktördür. Söylenenlere göre de uzunca bir süresi var ve de evinde oturan bizlerin bunun için yapabileceği bir şey yok. Ama konu diğer ikisine gelince, işte burada bizlerin yapabilecekleri var.
Kendi bağışıklığımızı güçlendirmek öncelikle. Bağ-ışık. Yani içsel nurumuzla bağlantıyı kuvvetlendirmek. Bağışıklık için dışarıdan gıda takviyeleri almadan önce, içsel gıda takviyesidir bu ve de o zaman dışsal takviyeler daha da etkili olabilir.
Peki bunu nasıl yaparız? Bir an önce bu durum geçsin, bir an önce kurtulalım duaları etmek yerine; bunun bizlere sunulmuş harika bir fırsat olabileceğini görüp, bu süreci bir inziva olarak değerlendirmek sürecin içinden geçip ilerlememize büyük katkıda bulunur. Evet, süreç geçip gitmeyecek, biz sürecin içinden geçeceğiz.
Bunu yapmak için kendimizle samimi olarak yüzleşmek çok önemli bir çalışma. Dönün ve bugüne kadar yaşayıp da "hayatım" dediğiniz neydi? Sizi besliyor muydu? Mutlu muydunuz? Doyumlu muydunuz? Güvende hissediyor muydunuz? Kendinizle ve içinizdeki o ilahi benle iletişiminiz nasıldı? Kibirli miydiniz? Almayı red mi ediyordunuz? Yoksa tenezzül bile etmiyor muydunuz? Verme konusunda ise sadece verir gibi mi yapıyordunuz? Eylemleriniz gerçekten bütünsel hayra yönelik miydi, yoksa sadece kendi vesveselerinizi dinleyip, menfi çıkarlarınız için mi çalışıyordunuz? Ve de kendinizi bir döngüye kapılmış bir türlü çıkamaz mı hissediyordunuz?
Bu ve bunun gibi sorularla kendinizle iyice bir yüzleşin. Hatta canınızı yakabilir bu yüzleşme. Yaksın. Kendinizi mahçup hissedebilirsiniz. Kaçmayın bundan. Sonuna kadar yaşayın o mahcubiyeti. Başka türlü bu döngüden çıkış yok. Şu anda halen bedel ucuz, kaçarsanız daha yüksek bedelle yüzleşmek durumunda kalabilirsiniz.
Yüzleşin ve öyle bir noktaya gelin ki artık ne virüs, ne de dışsal bir tehdit sizi paniğe sürüklemiyor. Kendimizden daha yüce bir kuvvet olduğunun idrakiyle teslimiyete geçmişiz. "İlla ben yapacam", "ben bilirim", "benden başkası bilmez", "kontrolüm altında olmalıdır her şey, yoksa akmaz"," bu evren bile ben olmazsam dönmez" gibi safsataların eriyip gittiğini hissedin. Siz yokken de vardır bu alem, siz gidince de olacak... Teslimiyete geçin ve bakın bugüne kadar ne kadar kasmışsınız kendinizi... Ne gereği varmış halbuki... : )
İşinizi kolaylaştırmak için hazır evdeyken büyük bir temizlik hareketine girişebilirsiniz. Eskimiz eşyalar, işleri bitmiş dosyalar belgeler, bir türlü atmaya kıyamadığınız ama artık sadece yer kaplayanlar, ne varsa vedalaşabilirsiniz. Artık tamamladığınız ilişkilerle de vedalaşmanın vaktidir. Facebook, instagram, cep telefonu, artık tamamladığınızı hissettiğiniz ilişkilerle vedalaşma vaktidir. Alanımızda tuttuğumuz sürecini tamamlamış her bir eşya ve bağlantının enerjisel yükü vardır. Güzelce vedalaşmanın tam zamanı.
Hatta sonra bir de evinizi şöyle güzelce bir adaçayı vb. yakarak enerjisel olarak temizleyin. Kendinizi ağır hissediyorsanız, arınmaya niyet ederek veya dua ederek duş alabilirsiniz. Bunlar fiziksel ve enerjisel rahatlama getirecektir.
Biz kendimizi mutasyona uğrattıkça, bir de bakmışız üçüncü senaryo gerçekleşivermiş ve virüs de mutasyona uğrayıp, geldiği gibi bir anda gidivermiş. : )
İnsanlık ileri vites attığında, bizlerin frekansı yükseldiği için, virüsler bu frekansa yetişemeyecekler. Ama biz geri vites atarsak, zaten kendi frekansımızı düşürdüğümüz için, doğrudan onların etki alanına girmiş olacağız.
Şimdi vitesi ileriye, büyümeye, genişlemeye; İçimizde ve dışımızda her daim var olmuş o İlahi Nur'un akışına, genişlemesine, yayılmasına şahit olmamızın vaktidir ey güzel İnsanoğlu.

Read the full article
Hasan Sonsuz Celiktas
Keine Verbindung
Verbindung wird wiederhergestellt
Etwas ist schiefgelaufen
Wir sind gleich wieder da